İlk Yerleşimler ve Hititlerin Kutsal Şehri: Sarissa
Sivas antik tarihi, Cilalı Taş (Neolitik) ve Bakır (Kalkolitik) çağlarına kadar uzanan zengin buluntular barındırır. Bölgedeki ilk organize devlet yapısı Hititler döneminde kurulmuştur. Sivas'ın Altınyayla ilçesinde bulunan Sarissa antik kenti, Hitit İmparatorluğu'nun en önemli dini ve idari merkezlerinden biri kabul edilir. Çivi yazılı tabletlerde adı sıkça geçen bu kentte, kralların katıldığı büyük dini ayinler düzenlenmekteydi. Kazılarda ortaya çıkarılan tapınaklar ve çömlekler, bölgenin MÖ 2000'lerdeki yüksek kültür düzeyini göstermektedir.
Roma İmparatorluğu ve Sebasteia İsminin Doğuşu
Hititlerin ardından bölge Frig, Lidya ve Pers hakimiyetine girmiştir. Helenistik dönemdeki Pontus Krallığı ile Roma İmparatorluğu arasındaki savaşların ardından Sivas, Roma topraklarına katılmıştır. Roma İmparatoru Augustus onuruna şehre Yunancada "saygın, yüce" anlamına gelen Sebasteia adı verilmiştir. Günümüzdeki "Sivas" ismi, bu antik kelimenin yüzyıllar içinde geçirdiği fonetik değişimle ortaya çıkmıştır.
Eyalet Merkezi ve Erken Hristiyanlık Dönemi
Roma İmparatorluğu'nun idari reformları sonucunda Sebasteia, Armenia Minor eyaletinin başkenti olmuştur. Bu dönemde şehir, surlar, hamamlar ve anıtsal yapılarla donatılarak modern bir Roma metropolüne dönüştürülmüştür. Erken Hristiyanlık döneminde ise inançları uğruna Roma valisi tarafından ölüme mahkum edilen "Sebasteia'nın Kırk Şehidi" (40 Hristiyan asker) olayı burada yaşanmıştır. Bu olay, şehrin Hristiyanlık dünyasında uzun süre kutsal bir ziyaretgah olarak anılmasını sağlamıştır.